ANA SAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE KÜNYE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Haberler

Yeni Sayfa 3


KIRIKKALE
Günün en yüksek ve en düşük sıcaklığı gösterilmiştir

Online Ziyaret Durumu

       
KEMAL GÖZLER DAVAYI KAZANDI. BEŞ YIL SONRADA OLSA KRAL 71 HAKLI ÇIKTI ZİRA GERÇEKLERİ BİZ YAZARIZ İNTİHALLE PROFESÖR OLANLAR DEĞİL.

KEMAL GÖZLER DAVAYI KAZANDI. BEŞ YIL SONRADA OLSA KRAL 71 HAKLI ÇIKTI ZİRA GERÇEKLERİ BİZ YAZARIZ İNTİHALLE PROFESÖR OLANLAR DEĞİL.

Tarih 22 Eylül 2017, 12:54 Editör editor

Bundan beş yıl önce ramazan çağlayanın intihalle profesör olduğunu yazmıştık ancak yazdığım yazıyı mahkeme kararı ile yayından kaldırmak zorunda kalmıştık anca hak ve adalet 5 yıl sonra tecelli etti kemal gözler ramazan çağlayan hakkında açtığı davayı kazandı çok kısa zamanda kararı da yayınlayacağız sevgili okurlarım

Kemal Gözler RAMAZANCAGLAYAN HAKKINDA Prof. Dr. Ramazan Çağlayan, ramazancaglayan.com isimli bir internet sitesi kurarak hakkımda “Zarurî Bir Açıklama” ve “Önemli Bir Uyarı” başlıklı metinler yayınladı. Bu metinlere biraz aşağıda cevap vereceğim. Ama önce www.ramazancaglayan.com sitesinin neden kurulduğu konusundaki fikrimi açıklamak isterim. Bundan önce şunu belirteyim: ramazancaglayan.com sitesinin ne zaman faaliyete geçtiğini bilmiyorum. Ben siteyi ilk defa 13 Temmuz 2013 günü gördüm. Bu sitede, sitenin kuruluş tarihi, son güncellenme tarihi, sitenin editörünün veya içerik sağlayıcısının ismi ve keza siteyle ilgili iletişim ve elektronik posta adresi bilgileri de bulunmamaktadır. Bilindiği gibi, Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ramazan Çağlayan’ın İdare Hukuku ve İdarî Yargılama Hukuku(Ankara, Dinamik Akademi, 3. Baskı, 2011, 498 s.) isimli kitabında, benimİdare Hukuku Dersleri (Bursa, Ekin, 2010, 864 s.) isimli kitabımdan yapılmış usûlsüz alıntılar bulunduğunu göstermek amacıyla geçen Mart ayında bir eleştiri kitabı yayınladım (Kemal Gözler, İdare Hukuku ve İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler, Bursa, Yazarın Kendi Yayını, 2013, 184 s.). Mayıs ayında da Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukuku (Ankara, Seçkin, 2011, 696 s.) isimli kitabında, benimİdare Hukuku (Bursa, Ekin, 2003, 2 Cilt, 2800 s.) isimli kitabımdan yapılmış usûlsüz alıntılar bulunduğunu göstermek amacıyla bir başka eleştiri kitabı yayınladım (Kemal Gözler, Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler, Bursa, Yazarın Kendi Yayını, 2013, XVI+712 s.). Her iki kitabın tam metinlerini bir yandan www.idare.gen.tr ’de ve Google Books’ta yayınladım (İkinci kitap henüz Google Books’ta yayınlanmamıştır). Bunun üzerine Ramazan Çağlayan avukatı aracılığıyla söz konusuidare.gen.tr ve books.google.com’daki bu yayınların içeriğini kaldırmam için bana noterden bir ihtarname gönderdi. İhtarnameyi dikkate almadım. Bunun üzerine Ramazan Çağlayan vekili aracılığıyla Kırıkkale Sulh Ceza Mahkemesinde 19 Haziran 2013 günü idare.gen.tr ve books.google.comsitelerindeki yayın içeriğinin kaldırılması için talepte bulundu. Kırıkkale 3. Sulh Ceza Mahkemesi 28.6.2013 tarih ve 2013/318 sayılı D.İş kararı ile Ramazan Çağlayan’ın yayın içeriğinin kaldırılması talebini, “712 sayfadan oluşan söz konusu yayının, içerik bölümlemesi itibarı ile örnekleme esasına göre yazılmış bir eleştiri kitabı niteliğinde bulunduğu, … bir yazarın bir başka yazarın kendi kitabından usûlsüz alıntı yaptığı iddiası temelinde yazdığı bir yayının, … eleştiri amaçlı bilimsel bir çalışma olarak kabulünün gerekli olduğu, bu durumun kitabın içeriğinin doğru ya da yanlış olmasından bağımsız olarak, bilimsel çalışma ve yayın hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği” gerekçesiyle reddetmiştir. (Gerekçenin tümünü burasını tıklayarakokuyabilirsiniz). Sanıyorum Ramazan Çağlayan, benim eleştiri kitaplarımı mahkeme kararıyla idare.gen.tr’den ve Google Books’tan kaldırtamayınca,ramazancaglayan.com sitesini faaliyeti geçirdi ve bu sitede “Zaruri Bir Açıklama” ve “Önemli Bir Uyarı” başlıklı metinler yayınladı. Ramazan Çağlayan’ın bu metinlerine www.ramazancaglayan.com linkinden ulaşabilirsiniz. Keşke Ramazan Çağlayan, benim internet sitemin içeriğini mahkeme kararıyla kaldırmaya teşebbüs edeceği yerde, doğrudanramazancaglayan.com sitesini kurup, bana cevap verseydi. Mahkeme kararıyla bir internet sitesinden yayın içeriğini kaldırtmayı talep edip, bunu başaramadıktan sonra kendisinin de internet sitesini faaliyete geçirmesi, ifade ve yayın hürriyetine saygı bakımından çok tutarlı bir davranış değil. Şimdi benim de, Ramazan Çağlayan’ı izleyerek ramazancaglayan.com’un sitesinin içeriğinin kaldırılması için mahkemeye mi başvurmam lazım? RAMAZAN ÇAĞLAYAN’IN “ZARURİ BİR AÇIKLAMA”SINA CEVAP Ramazan Çağlayan “Zaruri Bir Açıklama” başlığı altında çeşitli iddialarda bulunuyor. Bu iddialara sırasıyla aşağıdaki gibi cevap vermek isterim: 1. TCK, m.288’deki Suçu İşlediğim İddiası ve Bu İddiaya Karşı Cevaplarım Ramazan Çağlayan “Zorunlu Açıklama” başlıklı metni şöyle başlıyor: “Kemal Gözler benim piyasada 3. baskısı bulunan “İdari Yargılama Hukuku” isimli eserimin birinci baskısında hukuka aykırı iktibas bulunduğu gerekçesiyle Ankara Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde bir dava açtı. Dava uzun zamandan beri kendi seyrinde devam etmektedir. Yargılama süreci devam eden bir konuda açıklama yapmak hukuken suç olduğundan (TCK 288), bu güne kadar dava konusu ile ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadım. Ancak Gözler, hukukun bu en hassas kuralını hiçe sayarak, davanın sonucunu beklemeden, ….” (tam metni http://www.ramazancaglayan.com dan okuyabilirsiniz). Görüldüğü gibi Ramazan Çağlayan, benim, TCK, m.288’deki suçu işlediğimi iddia ediyor. a) Bu iddia doğru değildir. TCK, m.288’de “görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır” denilmektedir. Ramazan Çağlayan’ın benim Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler isimli kitabımın hangi sayfasında hangi paragraf veya cümlelerimin, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülen davada hukuka aykırı karar vermek üzere yargı görevi yapanı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla yazıldığını göstermesi gerekir. b) Ayrıca Ramazan Çağlayan benim TCK, m.288’i ihlâl ettiğimi düşünüyorsa yapması gereken şey, internet yoluyla, benim TCK, m.288’deki suçu işlediğimi iddia etmek değil, gidip Cumhuriyet Savcılığına hakkımda şikayette bulunmaktan ibarettir. Acaba şimdi ben, Ramazan Çağlayan’ın bana internet yoluyla suç isnat ettiğini iddia edip, bu sitenin kapatılması için mahkemeye mi başvurmalıyım? Benim kitabımda görülmekte olan bir davada hukuka aykırı karar verdirmek üzere yargı görevi yapanı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla yazılmış tek bir cümle yoktur. 712 sayfalık söz konusu kitap, hukuka aykırı bir kitap değil, bilimsel bir eleştiri kitabıdır ve Anayasamızın “bilim ve sanat hürriyeti” başlıklı 27’nci, “düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26’ncı maddesinin koruması altındadır. Keza bu kitabı kağıt olarak yayınladıktan sonra, internete koymam ve email ile bunu meslektaşlarıma duyurmam, hukuka aykırı fiiller değil, Anayasamızın tanıdığı “düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” kapsamında olan fiillerdir. Ayrıca belirtmek isterim ki, benim eleştiri kitabı yayınlamam, bunu internete koymam fiillerinde kamu yararı da vardır. Bu eleştiri kitaplarını yayınlamam ve bunları internete koymam sayesinde Türk hukuk doktrinin kanayan bir yarası olan “usulsüz alıntı” sorunu, somut örnekler üzerinden bu doktrinin üyeleri tarafından tartışılma imkânı buldu. c) Diğer yandan ben Ramazan Çağlayan hakkında bir kitap değil, ikikitap yayınladım. Kitaplardan birincisi olan Ramazan Çağlayan’ın İdare Hukuku ve İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştirilerbaşlıklı kitap, görülmekte olan bir dava var iken yayınlanmış bir kitap değildir. Dolayısıyla bu kitaba ilişkin olarak Ramazan Çağlayan’ın benim yargılama süreci devam ederken “kitaplar” yayınladığım iddiası zaten vakıa olarak doğru da değildir. d) Davalar Sonuçlanınca, Davalar Hakkında da Kitaplar Yayınlayacağım Benim kitabım, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülen dava hakkında değil, Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukuku isimli kitabı hakkında yazılmış bir eleştiri kitabıdır. Ramazan Çağlayan’a karşı Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde açtığım dava sonuçlanınca, bu dava hakkında da bir kitap yayınlayacağım. Bu dava sonuçlandıktan sonra, açtığım davada Mahkemenin kimleri bilirkişi olarak seçtiğini, bilirkişi heyetinin ne raporlar verdiğini, Mahkemenin ne karar verdiğini açıklayacak ve gerek bilirkişi raporunun, gerekse mahkeme kararını bir değerlendirmesini ve eleştirisini şüphesiz ki yapacağım. Keza ceza soruşturması ve açtırmayı başarabilirsem ceza davası sonuçlandıktan sonra, Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukukuisimli kitabı hakkında ceza davası açılması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığım şikayet hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ne karar verdiğini, bu karar üzerine Kırıkkale Üniversitesinin hangi soruşturmaları açıp açmadığını, kimleri bilirkişi olarak seçtiğini, bilirkişilerin ne raporlar verdiğini, Kırıkkale Üniversitesinin çeşitli kurullarının ne kararlar aldığını, Kırıkkale Üniversitesi Rektörlüğünün ne işlemler yaptığını, bütün süreç tamamlandığında açıklayacağım ve bunların bir değerlendirmesini de yapacağım. 2. Telaş İçinde Kitap Yazdığım İddiası ve Bu İddiaya Karşı Cevaplarım Ramazan Çağlayan kitabımı “telaş içinde” yazdığımı iddia etmektedir. Bu doğru değildir. Söz konusu kitabın yazılması benim Kasım 2011’den Mayıs 2013’e kadar tam bir buçuk yılımı almıştır. Kitabın nasıl emekle ve dikkatlice yazıldığını kitaba bakan herkes görür (Bkz.: http://www.idare.gen.tr/caglayan-elestiri.htm ). Asıl “telaş içinde” kitap yazan Ramazan Çağlayan’ın kendisidir. Ramazan Çağlayan Eylül 2011’de söz konusu kitabın birinci baskısını, Şubat 2012’de ikinci baskısını ve Ocak 2013’de üçüncü baskısını yaptı. Kitaplarının ne kadar özenle yazıldığı konusunda benim eleştiri kitabıma bakılabilir. Sadece bir örnek vereyim: Ramazan Çağlayan, yedi satırlık bir Fransızca alıntıda tam 13 adet yazım yanlışı yapmıştır (Bkz.: Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler, op. cit., s.31-32,http://www.idare.gen.tr/caglayan-elestiri-kisa.pdf ). 4. İlgisiz Kişilere Kitap ve E-Posta Gönderdiğim İddiası ve Bu İddiaya Karşı Cevaplarım Ramazan Çağlayan, “Zaruri Bir Açıklama” başlıklı metinde benim eleştiri kitaplarımı “ilgili-ilgisiz herkese gönder(diğimi)” ve keza bu konuda “ilgili-ilgisiz herkese elektronik postalar gönder(diğimi)” yazıyor. Öncelikle belirteyim ki, ben bir kitabı istediğim kişiye gönderebilirim. Keza istediğim her kişiye e-posta gönderebilirim. Bu düşünceyi yayma ve iletişim hürriyeti kapsamında bulunan bir fiildir. Ancak şunu özellikle belirtmek isterim ki, eleştiri kitaplarımı sadece “ilgili” kişilere gönderdim. Bu kişilerin hepsi ya üniversitede öğretim elemanıdır, ya hâkim, avukat, uzman, müfettiş gibi hukuk uygulamacısıdır. Keza kitabımı toplu olarak gönderdikten sonra geriye kalan 100 kadar nüshayı isteyen kişilere ayrıca gönderdim. Bunların arasında önemli miktarda hukuk öğrencisi vardır. Özellikle Ramazan Çağlayan’dan ders almış olan Kırıkkale Üniversitesi öğrencileri veya Ramazan Çağlayan’ın eleştirdiğim İdarî Yargılama Hukuku kitabı kendilerine başka üniversitelerde ders kitabı olarak okutulmuş pek çok öğrenci bana e-posta atarak Ramazan Çağlayan’ın İdarî Yargılama Hukuku İsimli Kitabı Hakkında Eleştiriler isimli kitabımı benden talep ettiler ve ben bu öğrencilere söz konusu kitabı gönderdim. Herhalde bu öğrencilerin “ilgisiz” kişiler olduğu iddia edilemez. İlgisiz kişilere kitap gönderdiğimi iddia eden Ramazan Çağlayan’ı isim vererek hangi “ilgisiz” kişiye kitap gönderdiğimi ispata davet ediyorum. Keza kitabımın ve kitabımın yer aldığı internet sayfasının tanıtımı için pek çok kişiye e-posta gönderdim. Ancak bu kişiler Ramazan Çağlayan’ın iddia ettiği gibi “ilgili-ilgisiz kişiler” değil, hepsi öğretim elemanı olan veya hukuk uygulayıcısı olan kişilerdir. İlgisiz kişilere e-posta attığımı iddia eden Ramazan Çağlayan’ı isim vererek hangi “ilgisiz” kişiye e-posta attığımı ispata davet ediyorum. Burada özellikle şunu belirtmek isterim ki, ben neredeyse 20 aydır, Ramazan Çağlayan benden yaptığı usûlsüz alıntılara karşı kitap yazmakla, dava açmakla, davaya verilen cevaplara cevap yazmakla uğraşıyorum. Bu süre içinde kitaplarım yayınlanıncaya (Mart ve Mayıs 2013) kadar Ramazan Çağlayan’ın benden intihal yaptığı iddiasını kamuoyundan özenle sakladım. Çünkü somut örnekler vermeden bir akademisyen hakkında usulsüz alıntı iddiasını çirkin bir iddia olarak buluyorum. Bu nedenle bu iddiada bulunabilmek için önce Mart ayında Ramazan Çağlayan’ın bir kitabı hakkında bir eleştiri kitabı yayınlayarak 85 adet usûlsüz alıntı örneği verdim. Sonra Mayıs ayında Ramazan Çağlayan diğer bir kitabı hakkında bir eleştiri kitabı yayınlayarak 276 adet somut örnek verdim. Bu somut örneklerden sonra Ramazan Çağlayan hakkındaki iddialarımı dile getirdim. Ve bu iddialarımı sadece öğretim elemanları ve hukukçular ile paylaştım. Özellikle istemelerine rağmen gazetecilere, medya mensuplarına vermedim. Ramazan Çağlayan ile ilgili iddialarımın sadece akademik âlemde ve hukukçular arasında tartışılmasını istedim. Bunda da başarılı oldum. Benim görebildiğim kadarıyla Ramazan Çağlayan hakkındaki iddialarım gazete ve televizyonlarda yer almadı. Bir istisnayla: Kırıkkale’de merkezlikral71.com isimli internet sitesinde bir haber çıktı (http://www.kral71.com/haber_detay.asp?haberID=1424 ). Kesinlikle bu haberi ben sızdırmadım. Bunu Ramazan Çağlayan’ın kendisi de sızdırmamış ise, Ramazan Çağlayan’ın mensubu olduğu Üniversite sızdırmıştır. Geçmişte benim usulsüz alıntı iddialarımdan çok daha basit intihal iddiaları gazete ve televizyonlara yansıdı. Gazetelere yansımamış ender intihal davalarından biri benim Ramazan Çağlayan karşı açtığım intihal davasıdır. Bu tamamıyla benim sayemde gerçekleşmiştir. 5. Haksız Dava Açtığım İddiası ve Buna Karşı Cevabım Ramazan Çağlayan’ın “Zarurî Bir Açıklama” başlıklı yazısında “Gözler tarafından haksız bir şekilde açılan dava” diye bir ifade geçmektedir. Açtığım davanın “haksız bir şekilde” açılıp açılmadığına Ramazan Çağlayan değil, bizzat mahkeme karar verecektir. Şimdi bu vesileyle ben Ramazan Çağlayan’a şunu sormak isterim: Görülmekte olan bir davanın “haksız bir şekilde açıldığını” yazarak acaba siz TCK, m.288’i ihlâl etmiş mi oluyorsunuz? 6. Yargı Kararını Beklemeden Kitap Yayınlamamın Ramazan Çağlayan’a Telafisi İmkansız Zararlar Verdiği İddiası ve Buna Karşı Cevaplarım Ramazan Çağlayan, “Gözler tarafından haksız bir şekilde açılan dava ve dile getirilen ithamlar ciddi zararlarıma yol açtığı gibi, yargı kararını beklemeden giriştiği yöntemler de bu zararımın telafi edilemez boyutlara ulaşmasına neden olmuştur” diye yazmaktadır. Yargı kararını beklemeden eleştiri kitabı yayınlamam Ramazan Çağlayan’a zarar vermiş olabilir. Ne var ki sorumluluk doğurabilmesi için bu zararın ayrıca hukuka aykırı olması da gerekir. Benim eleştiri kitabımdaki pek çok cümle ve açıklama Ramazan Çağlayan’ı üzmüş olabilir. Ancak bu cümlelerin benim sorumluluğuma yol açabilmesi için, sadece Ramazan Çağlayan’ı üzmeleri yeterli değildir; bu cümlelerin hukuka aykırı da olmaları gerekir. Ramazan Çağlayan’ı kendisine zarar veren cümlelerin neler olduğunu ve bu cümlelerin neden ve nasıl hukuka aykırı olduğunu göstermeye davet ediyorum. Benim kitabım Ramazan Çağlayan’a hakaret amacıyla yazılmış bir kitap değildir. Benim kitabım Ramazan Çağlayan’ın benim kitabımdan usûlsüz olarak alıntılar yaptığı vakıasını gözler önüne sermek için yazılmış bir bilimsel eleştiri kitabıdır. Kitapta esas itibarıyla önce Ramazan Çağlayan’ın kitabından paragraf veya paragraflar alınmış ve onların altına bunların kaynağı olan benim kitabımdaki paragraf veya paragraflar verilmiş ve bunlar arasında karşılaştırma yapılıp ortada usulüz bir alıntı olduğu vakıası gösterilmeye çalışılmıştır. Bu karşılaştırmalı paragrafların herkes tarafından görülmesi Ramazan Çağlayan’a zarar verip vermediği hususu benim meselem değildir. Benim yazdığım şeyler, hukuka aykırı iseler bunlar benim meselem hâline gelir. Ramazan Çağlayan’ın kitabından bir paragraf alıp onun altına benim paragrafımı koyup, bakın bunlar arasında tam bir ayniyet veya rastlantıyla açıklanamayacak derecede benzerlik var; Ramazan Çağlayan bu paragrafı benden almış, ama bana atıf yapmamış demek, hangi hukuk kuralını ihlal etmektedir? Ramazan Çağlayan'ın bu soruya cevap vermesi gerekir.aksi halde intihale mahal veren kitaplar toplattırılacak mahkemenin kararı bu yönde olduğu gelen bilgiler arasında.

Bu haber 1857 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

doğa olayı

KIRIKKALE'DE İKİ YÖREYE DİKKAT

KIRIKKALE'DE İKİ YÖREYE DİKKAT HACILAR KASABASI VE MERKEZE BAĞLI KARACALI KÖYÜ AKREP YATAĞI Kırıkkale'de havaların ısınmasıyla birlikte ortay...

TUNCELİ'NDE YILANLAR ÇİFTLEŞİRKEN.

TUNCELİ'NDE YILANLAR ÇİFTLEŞİRKEN. Bütün canlıların üreme zamanı yılanların da üreme zamanı olaca ki kobra yılanlarının da çiftleşme zamanı yaz ayları...
EVLİLİK DANIŞMANLARI:15 Temmuz 2020


  Yönetici Girişi 

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi