Benim gençlik yıllarımda bazı romen vatandaşlar burnunda halka takılı ayıları teft ile oynatırlardı kendilerine göre eğitilmiş ayıları kocakarı taklıtlari ile köy köy gezip halkı eğlendirirlerdi radyo sayılı evlerde vardı büyük bataryalarla çalardı nerede her evde radyo yoktu odo muhtarlıklarda bulunurdu DP Demakrat partinin ilk iktidara geldiği dönemlerde Muhtarlıklara veriliyordu haberin adı acanstı Türkiye üneskoya yani Natoya yeni girmişti yanı 1950 lerde kore harbinin başladığı dönemleri iyi bilirim yani o zamanlar adlarına çingene denirdi çocuklar amıca ayını bir oynatırmısın deyince oğlum ayı aç aç aç ayı onarmı derlerdi demek ki insanlarda öyle aç olunca gönlün bir iş yapmayı istemiyor hele ki gülüp oynamaya hiç yanaşmıyor her şeyin başı can sağlığı sağlık olmazsa ibadet bile yapılmıyor iyi dirlik bol harçlıkla oluyor oda henüz bizde yok benim geçimim kendimi idare edemiyorsa ne yapayım senin Aysofyanı ne yapayım sultan ahmedini maddiyat olmayınca maneviyat zayıf düşüyor işin gerçeğide bu değilmi? benim karnım tok sırtım bek olmayınca aklım yetmiyor.vakti zamanında köylü iki öküz almş sürekçiden biri sarı diğeri kara bir yıl sonra ödemeli köylü amıcam başlamış dağdan buğdaylarını harman yerine çekmeye derken birgün kağnı tekerinin kaması çıkmış kağnı dereye doğru yuvarlanmaya başlamış kağnı aşağı ököz yukarı derken sarı öküz zelveyi kırmış kurtulmuş ne yazık ki kara öküz kağnını altında kalmış can vermiş köylü kara öküzün başına gelmiş çömelmiş vay kurban olduğum kara öküz kağnıyı verdi kelleyi vermedi diyormuş bizler bir maşallaha kırk tas su içen bir milletiz meşellah de bir tas daha içeriz sevgili okurlarım sizler arif insanlarsınız arife tarif gerkmezmiş siz anlarsınız ya.